İlerleme şans eseri gerçekleşmez, tarih ilerlemeyi şekillendirir.
Her şey ülkesine ve çocuklarına yeni bir bakış açısı kazandırma azmine sahip bir adamla başladı. Chung Ju-yung bu amaçla Hyundai’yi kurdu ve bu kararlılık günümüzde de bize yön vermeye devam ediyor.
Daha iyiye ulaşma tutkusuyla yola çıkan bir adam.
Hyundai Grubu'nun kurucusu hayatı boyunca pek çok alanda başarıya imza attı. Kurucumuzun sıra dışı başarı hikâyesi hakkında daha fazla bilgiyi aşağıda bulabilirsin.
1931, olağanüstü bir yolculuğun başlangıcı.
Çiftçi bir ailenin en büyük çocuğu olarak Chung Ju-yung’dan 6 küçük kardeşiyle birlikte ailenin sorumluluğunu üstlenmesi bekleniyordu. Ancak o, farklı fırsatların peşinden gitmeye karar verdi. Ailesinden daha iyi bir hayat sağlayabilme umuduyla üç kez evinden kaçtı; sonuncu kaçışı 1931 yılında 18 yaşındayken gerçekleşti. Chung, 16 yaşındayken bir arkadaşıyla birlikte Kowon kasabasına gidip inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığında inşaat mühendisliğine olan tutkusunu keşfetti. Her şey iki ay boyunca yolunda gitti, ardından babası Chung’un nerede olduğunu öğrenip onu eve geri getirdi. İkinci evden kaçış girişimi ise Chung ve arkadaşının iş vaadiyle ellerindeki tüm parayı alan bir yabancı tarafından kandırılmalarıyla sonuçlandı.
1930'lu yıllar.
Babasının ineklerinden birini satarak başkente tren bileti aldı. Chung, Seul'e vardıktan sonra muhasebecilik kariyerine başlamak için yerel bir muhasebe okuluna başladı. Oldukça fakir bir aileden gelmesine rağmen adını duyurmayı başaran Abraham Lincoln hakkında çok şey okudu. İki ay sonra Chung’u bulan babası onu tekrar memleketine geri götürdü.
1935.
Ancak köye döndüklerinde oğlunun dünyayı görme konusundaki bitmek bilmeyen arzusunu fark eden babası sonunda oğlunun gitmesine izin verdi. Chung, 1935'ten itibaren liman işçiliğinden taş taşımaya, pirinç dağıtmaya kadar çeşitli işlerde azimle çalıştı. Bu dağıtım işinde Chung bisiklet sürmeyi öğrendi. Azimli çalışması ve sarsılmaz vizyonu sayesinde Chung, iki yıl içinde dükkanın sahibi oldu. Ancak daha sonra başka bir zorluk ortaya çıktı. Kore'de pirinç ticareti yasaklandı.
1940'lu yıllar.
1941 yılında Seul'de bir otomobil tamirhanesi açtı ve bu onun otomotiv dünyasıyla ilk tanışması oldu. Chung'un şirketi 1940'lı yılların başlarında bile tıpkı bugünkü Hyundai gibiydi: hızlı ve verimli. Bu yıllar Chung’un “Diğer şirketlerin yirmi günde tamamladığı tamir işini biz sadece beş günde yapıyorduk" diyerek gururla bahsettiği bir dönem oldu.
1947.
Üç yıl içinde çalışan sayısı 20'den 70'e çıkınca hükümet, savaşa yönelik faaliyetleri desteklemek amacıyla Chung'un işletmesini bir çelik fabrikasıyla birleştirmeye karar verdi. Chung 1947 yılında inşaat sektörüne girerek Hyundai Grubu'nun kurucusu olarak beşinci işine başladı. Chung, engellerle yüzleşmekten ve defalarca yeniden başlamaktan hiç korkmayan bir çiftçi çocuğu olarak, Kore’nin yeniden inşasında ve özgün vizyonunu gerçeğe dönüştürmede önemli bir rol oynadı: “Birisi bana Hyundai’yi motive eden güç nedir diye sorsaydı, cevabım “daha iyiye ulaşma tutkusu” olurdu. Peki Chung’un sattığı ineğe ne oldu? Chung, babasının vefatından kısa bir süre önce, sembolik bir jest olarak ülkesine 1001 inek hediye ederek borcunu ödedi. Bu jesti tüm bunları mümkün kılan sevgili babasına bir saygı duruşu niteliği taşıyordu.
1967 - 1990
Otomobil üretim dönemi başlıyor.
“Hyundai Engineering & Construction” savaş sonrası Kore’nin yeniden kalkınma sürecinde yer aldı ve firmanın rolü elbette yol yapımını da kapsıyordu. Chung kısa süre sonra “yollar ülkenin damarlarıysa, otomobiller de damarlarda akan kandır" anlayışıyla yolculuğun bir sonraki adımı olarak 1967 yılında Hyundai Motor Company’i kurdu.
Pony
Pony Dönemi.
Keskin hatları, şık ve ikonik tasarımıyla Hyundai Pony Coupe, 1975 yılında ilk kez tanıtıldığında olduğu kadar bugün de zamansız bir tasarıma sahip. 46 yıl sonra, ilk nesil Pony 4 kapılı sedanı parçalarına ayırıp tamamen yeni teknoloji, donanım ve iç tasarım öğeleriyle yeniden bir araya getirdik. Bizimle birlikte yeni nesil Heritage Serisi PONY ile yolculuğa çık.
Hızlı büyüme, ilk elektrikli ve hibrit otomobiller.
1980’li yıllar Hyundai için hızlı bir büyüme dönemiydi. Uluslararası bir oyuncu hâline gelen firma geleneksel otomobil üreticileriyle rekabet etmeye başladı. Hyundai, 1990'lı yıllarda çok sayıda elektrikli ve hibrit otomobille denemeler yaptı.
2000-2009
Dünya standartlarında bir markaya dönüşme hikâyesi.
Milenyumun başında dünya çapında bir marka olma hedefiyle imajını yenilemeye başlayan Hyundai, kalite, tasarım ve üretime büyük yatırımlar yaptı. İlk SUV modeli SANTA FE, 2000 yılında pazara sunuldu ve elde ettiği başarı, 2004 yılında TUCSON’un tanıtılmasını sağladı.
2010-2021
2010'dan bugüne: Geleceğin mobilitesinin öncüleri.
Bu aşamada, giderek daha fazla çevre dostu otomobillere ve teknolojilere odaklanmaya başladık. 2021 yılında Hyundai'nin üretim ve operasyonunun tüm aşamalarında CO2 emisyonunu dengeleyerek 2045 yılına kadar karbon nötrlüğüne ulaşma yolunda ilerlediğini duyurduk. 2035 yılından itibaren, Avrupa’da satılan tüm yeni Hyundai otomobiller, bataryalı elektrikli ya da yakıt hücreli elektrikli olacak.